KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2020/5335 E., 2021/3778 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2021
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 6112 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede,
1)Kararın gerekçesinde sanığın eyleminin 6112 sayılı Kanunun 33/2. maddesinde düzenlenen suça uyduğunun kabul edilerek, katılanın 04/01/2016 tarihli cevabi yazısı ve izinsiz yayın yapılan teçhizatın mühürlenmesinden hareketle sanığın uyarıldığı kabul edilmiş ise de 6112 sayılı Kanunun 33. maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereğince, Van merkeze yönelik izinsiz yayın yaptığı tespit edilen sanığın şirketinin öncelikle katılan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından uyarılması gerektiği,
ancak bu uyarıya rağmen izinsiz faaliyete devam etmesi halinde aynı maddenin birinci fıkrasının uygulama alanı bulacağı ve izinsiz yayın yapılan verici ve tesislerin mühürlenerek kapatılabileceği cihetle, her ne kadar katılan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından sanığın şirketinin uyarılmasına karar verildiği belirtilerek uyarı yazısının bir örneğinin dosyaya sunulmuş ise de bu uyarı yazısının sanığın yetkilisi olduğu şirkete tebliğ edildiğine dair herhangi bir belge ibraz edilmediği anlaşılmakla, öncelikle bu uyarı yazısının sanığın yetkilisi olduğu şirkete usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği araştırılarak,
tebligat parçasının aslı ya da onaylı örneğinin dosya arasına alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
2)Dairemizin 28/09/2020 tarih, 2020/1515 E - 2020/11589 K sayılı kararında gerekçeleri belirtildiği üzere;
Basit yargılama usulüne dair esasları düzenleyen CMK'nin 251/3. maddesinin sadece bir usul hükmü olmadığı, aynı zamanda maddi ceza hukukuna dair bir hüküm olduğu, bu nedenle basit yargılama usulünün yürürlük tarihini gösteren Geçici 5/(1)-d. maddesinde yazılı "hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalar yönünden" kısmının Anayasa ve uluslararası sözleşme metinlerinde düzenlenen "suç ve cezaların kanuniliği" ve "lehe kanun" ilkelerine aykırı olduğu, Anayasa'ya ve tarafı olduğumuz temel haklara dair uluslararası sözleşmelere (ve özellikle AİHS'ye) aykırı bu durumun Yüksek Yargıtay tarafından dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla,
Mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
3)Suçtan doğrudan zarar görmeyen ...’ın dava ve duruşmalara katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
4)Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin “04/11/2014” yerine, “2015” olarak gösterilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/5335, K. 2021/3778, 29 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama