KÜNYE
19. Ceza Dairesi 2020/560 E., 2020/1652 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5809 Sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan, CMK'nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenen ve 20/07/2018 tarihli dilekçesinde katılma talebinde bulunan suçtan zarar gören Bilgi Teknoloji ve İletişim Kurumu’nun CMK'nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın, 5809 sayılı Kanun'un 56/4. maddesi kapsamında "...işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi..." sıfatıyla, yine aynı maddede geçen "...Abonelik tesisi veya işlemi yapma, gerçeğe aykırı evrak düzenleme, değişiklik yapma ve bu evrakları kullanma..." seçimlik fiillerini işlediğinin ve sahte abonelik tesisi gerçekleştirdiğinin iddia edildiği kamu davasında, suçun sübutu bakımından, sanığın adı geçen sözleşmeyi mutlaka kendi el yazısıyla düzenleyip imzalaması şartı aranmadığı, adı geçen evrakta, değişiklik yapmak veya gerçek dışı hazırlanan evrakı kullanmak fiillerinden herhangi birini gerçekleştirmesi, abonelik sözleşmesi hazırlamak dışında herhangi bir abonelik tesisi veya işlemi yapması veya yaptırması halinde de suçun maddi unsurlarının oluştuğu kabul edilebilecektir.
Yapılan açıklamalar ışığında; sanığın sözleşmenin düzenlendiği bayii olan Demirkol İletişim’in yetkilisi ve temsilcisi olduğunu kabul etmesi, abonelik sözleşmesi üzerinde bayii kaşesinin bulunması, yanında part time çalışan veya stant elemanları tarafından sözleşmenin düzenlendiğini beyan etmesi ve böylece sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiğinin anlaşılması karşısında; öncelikle MERNİS adresine doğrudan 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca önödeme ihtarını içeren tebligatın tebliğinin usule aykırı olduğu gözetilerek TCK’nin 75. maddesi hükümlerine göre usulüne uygun önödeme teklifinde bulunulup sonucuna göre kamu davasının düşmesine veya davaya devamla sanığın mahkumiyetine karar verilmesi yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2020/560, K. 2020/1652, 19 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama