KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/10180 E., 2007/2636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibine dayanak yapılan iki adet çeklerin çalıntı olduğunu ve keşideci imzalarının müvekkiline ait olmadığını belirterek, takip nedeniyle davalıya borçlu bulunmadıklarının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, çeklerin müvekkiline satmış olduğu araç nedeniyle ciro yoluyla geçtiğini, çeklerin karşılığı olmadığından bankaya arkalarının yazdırıldığını, çeklerin çalındığını bankaya bildirmeyen davacının kusurlu olduğunu, ayrıca davacının icra dosyasındaki haciz sırasında borcu kabul ve ödemeyi taahhüt ettiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu çeklerdeki imzaların davacıya ait olmadığı, icra ve haciz tehdidi altında verilen kabul beyanının davaya etkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı takibinde haksız ve kötü niyetli olduğundan % 40 tazminattan sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı borçlu, talimatla yapılan haciz sırasında borcu kabul ederek ödeme taahhüdünde bulunmuştur. Davacının, kesinleşen takip nedeniyle uygulanan haciz sırasındaki kabul beyanının cebri icra baskısı altında yapıldığı kabul edilemeyeceği gibi, davacının borcu kabul ettikten sonra takibin dayanağı çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmesi TMK' nun 2. maddesinde öngörülen iyi niyet kuralına aykırı olduğundan dinlenemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde davanın kabulünde isabet görülmemiştir.
Kabule göre de, ciro yoluyla çekleri iktisap eden davalı alacaklının takipte kötü niyetli olduğu kanıtlanmadan tazminatla sorumlu tutulması da doğru değildir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/10180, K. 2007/2636, 16 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama