KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/1022 E., 2006/2672 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, mal bedelinden bakiye alacağın ve vade farkı alacağının tahsili için girişilen takibe karşı girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı davacıya 646.880.202.TL borcu bulunduğunu, 3.228.214.604.TL malla ilgili iade faturası gönderdiğini, 1.100.000.000.TL’lık vade farkı faturasının alacaklı şirkete iade edildiğini belirterek, borca kısmen itirazla birlikte ayrıca görevli mahkeme ve yetkili icra dairesinin borçlunun ikametgahının bulunduğu Balıkesir olduğunu belirterek icra dairesinin yetkisine de itirazda bulunmuştur.
Mahkemece davalının deposunda bulunan mallar üzerinde yaptırılan inceleme sonucunda alınan 8.3.2004 tarihli bilirkişi raporunda satışa konu mukavva kolinin eksik malzeme kullanılması nedeniyle mukavemet bakımından zayıf kalarak dağıldığı belirtilmiştir.
Defter kayıtları üzerinde inceleme yapan bilirkişi Mehmet Ali Demirtaş ise raporunda davacının düzenlediği vade farkı faturası davalı kayıtlarında görülmediği, davalının düzenlediği ayıplı mal faturasının davacı kayıtlarında gözükmediği,
bu nedenle davacı ile davalı kayıtlarının farklılık gösterdiğini, malların ayıplı olması nedeniyle iade faturasının davacı tarafından kayıtlara alınması gerektiğini, davacının 646.880.202.TL alacağı üzerinden vade farkı düzenleyebileceğini, bu nedenle düzenlenen 1.100.940.000.TL vade farkı faturasının geçersiz olacağını, davalının mal bedelinden 646.880.202 TL alacaklı olduğunu belirtmiş, ek raporunda 646.880.202.TL alacağını davalı vekilinin ödediğinden ancak bu miktar için 60 günlük ödeme süresi sonrası için vade farkı talep edebileceği belirtilmiştir.
Mahkemece toplanan deliller, bilirkişi raporlarına göre davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Mahkemece ayıbın niteliği ve süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığı üzerinde durulmadan iade faturasına konu mal bedelinin alacaktan tenzili doğru olmadığı gibi ayıp ihbarının süresinde olduğunun kabulünde dahi bu malların davacıya iadesine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/1022, K. 2006/2672, 16 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama