KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/4859 E., 2006/11028 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı şirket vekili ile süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkete olan borçları nedeni ile toplam tutarı 155.000.000.000.TL. olan (2) adet çeki keşide ettiklerini, daha sonra borçlarına mahsuben davalı şirket ortağı diğer davalı ... adına banka havalesi ile 45.000.000.000.TL. havale ettiklerini ancak davalıların bu ödemeyi tenkis etmeden çeklerin tamamı üzerinden takibe geçtiklerini, müvekkili Yücel Kaçmaz tarafından borca yönelik olarak davalı şirket adına 55.000.000.000.TL. tutarında alacağın temlik edildiğini 9.5.2003 tarihinde de 68.000.000.000.TL. daha ödendiğini böylece ödeme toplamının 168.000.000.000.TL: olduğunu ve tüm borcun ödendiğini belirterek,
müvekkillerinin ... 31.İcra Müdürlüğünün 2003/4586 nolu dosya ile davalılara borçlu olmadığının tesbiti ile aksi takdirde ödeme yapılan davalı şirket ortaklarından bu bedelin faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacı ...’ın müvekkili şirkete olan borcu nedeni ile davaya konu (2) adet çeki müvekkiline verdiğini, çeklerin zamanında ödenmemesi üzerine takibe konulup, takibin kesinleştiğini, davalının ... 9. İcra Hakimliğinde borca itiraz ettiklerini ancak, itirazın reddedildiğini ve bu davanın açıldığını, davacıların ödediklerini iddia ettikleri toplam tutarı 168.000.000.000.TL. olan ödemelerin hiçbirisinin davalı alacaklı şirkete yapılmadığını ayrıca, bu ödemelerin takip dayanağı borçla bir ilgisinin de bulunmadığını, ödeme belgeleri üzerinde açıklama yapılmadığını, davanın kötü niyetle açıldığını öne sürerek reddi ile %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava konusu takibin davalı şirket tarafından davalılar aleyhine yapıldığı, davacıların ödeme iddiasında bulundukları takip dayanağı çeklerin, davacı ... tarafından keşide edilip, diğer davacının cirosu ile davalı şirkete geçip süresinde bankaya ibraz edildiği, davacıların 7.3.2003 tarihli 80.000.000.000.TL'lik . çeke ilişkin olarak banka havalesi ile 45.000.000.000.TL: tutarında ödeme yaptıkları, diğer ödemelere ilişkin belgelerde dava konusu borca ilişkin olduğu yolunda bir açıklama olmadığı, bu nedenle toplam tutarı 123.000.000.000.TL. olan ödemenin dava konusu çeklere ilişkin olduğunun kanıtlanamadığı gibi davacı yanın yemin deliline de dayanmadığı, taraflar arasında dava
konusu çeklerden başka çekler de keşide edildiği, davalılar ... ve ...'nün takipte sıfatları olmadığı gerekçesi ile davanın davalı şirket yönünden kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden ise reddine karar verilmiş, hüküm davacılar ve davalı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1-Davalı şirket vekili temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüş ise de, sözkonusu dilekçe temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi harcının da yatırılmadığı anlaşıldığından davalı şirket vekilinin temyiz isteminin bu nedenle reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince, Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Davacı ... İnşaat Tic. Ltd. ... 3.Organize Sanayi Bölge Müdürlüğünden olan toplam tutarı 123.000.000.000.TL. olan alacağının 9.3.2003 ve 7.5.2003 tarihli temliknameler ile davalı şirket ortağı ve müdürü diğer davalı ...'ye temlik edip bu bedel 12.5.2003 tarihinde banka havalesi ile adı geçen davalıya ödenmiştir. Hal böyle olunca mahkemece temliknamelerle ilgili olarak davalı ... HUMK.nun 230 maddesi uyarınca isticvap edilip, temlikin davalı şirket adına alındığının kabulü ve davalı şirketin de bu ödemenin bir başka borca yönelik olduğunu ileri sürmesi halinde bu hususun isbat yükünün davalı yana ait olduğu gözetilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/4859, K. 2006/11028, 23 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama