KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/5213 E., 2006/11719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin 2002 yılı Haziran ayında galericilik yapan davalı ...'dan ...... plaka sayılı minibüsü haricen satın alıp, karşılığında tanzim, ödeme tarihi ve alacaklı hanesi boş bono verdiğini,yaklaşık üç ay sonra ödeme güçlüğü içinde olan müvekkilinin aracı iade ettiğini ancak senedin iade edilmediğini daha sonra senedin alacaklı hanesine davalı Basri'nin yanında şoför olarak çalışan diğer davalı ...'ın adı yazılarak takibe konulduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tesbitini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, görev ve yetki itirazında bulunduktan sonra davalı ...'ın diğer davalı yanında çalışmadığını, araç alım-satımı ile davalı ...'in ilişkisi olmadığını, davacının müvekkili ...'dan aldığı borç para karşılığı senedin düzenlendiğini savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece davacının iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, hatırlatılan yemin teklif hakkın da kullanmadığı gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu miktarın %40'ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışıda kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davada ihtiyati tedbir kararı bulunmadığından ve bu nedenle İİK.nun 72/4.maddesinde öngörülen tazminat koşulları oluşmadığından tazminata hükmolunmaması gerekirken, davacının %40 oranında tazminatla sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/5213, K. 2006/11719, 8 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama