KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/5581 E., 2006/12362 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hüküm süresi içinde davacı banka vekilince her ne kadar duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de 22.12.2006 havale tarihli dilekçeleri ile bu isteklerinden vazgeçmeleri üzerine incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ... Ltd.Şti'ne diğer davalıların kefaleti ile kredi kullandırıldığını, kredinin ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek ihtarname keşide olunduğunu, alacağın tahsili için önce ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe geçildiğini, daha sonra teminatı aşan kısım için asıl borçlu ve kefillerin kefalet sorumlulukları içinde davalı kefiller hakkında icra takibi yapıldığını, takibe itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında alacağın muaccel hale gelmediğini, teminat altında olduğunu beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece davacı bankanın ipotek limitini aşan kısım yönünden icra takibinde haklı olduğu gerekçesiyle itirazların 12.421.531.513.TL üzerinden iptailne karar verilmiş, hüküm davacı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dışı 2001/929 esas sayılı icra takibine konu edilen 75.000.000.000.TL toplam limitli ipotek kredi borcunun teminatını teşkil etmekte olup kefaletin teminatı değildir. Bu durumda İİK.nun 45.maddesi yalnızca kredi borçlusu yönünden uygulanarak ipotek miktarı düşülüp kalan miktar yönünden ilamsız icra takibine devam olunmasında engel yoktur.
Kefiller için ise; kefalet limiti ve kendi temerrütlerinin hukuki sorumlulukları gözetilerek, takip tarihi itibariyle borçtan sorumlu oldukları miktar hesaplanmalı ve alınacak bilirkişi raporuna göre uygun sonuç çerçevesinde karar verilmek gerekirken, mahkemece yazılı şekilde ipotek tutarı borçtan indirildikten sonra kalan alacağın da kefalet limiti ile sınırlı olarak tahsiline olanak sağlayacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Öte yandan davacı bankanın icra takibinde kısmen haklı olduğu gözetildiğinde, davada red olunan miktar yönünden somut olayın özelliği dikkate alındığında kötüniyetli olduğundan söz edilemez. Bu nedenle davada red olunan miktar üzerinden davalılar yararına tazminata hükmedilmesi de kabul şekli ile isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/5581, K. 2006/12362, 25 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama