KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/7025 E., 2007/966 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Av. ...gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ... tarafından 28.02.2001 vadeli bir bonoya dayanarak takibe geçildiğini, takip konusu bononun vadesinde senet lehtari ...' a ödendiğini, bu kişinin ödemeden sonra pulu yerinden sökerek buruşturduğunu, bu şekilde senedin kambiyo vasfının ortadan kalktığını bedeli ödenen senede tekrar pul yapıştırılıp takip konusu yapıldığını ileri sürerek takip ve dava konusu bonodan dolayı müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, borçlu ile lehtar arasındaki defilerin hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, iddianın gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre davacının iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine, alacağın % 40' ı tazminatın davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece senedin sahteliği yönünden İcra Mahkemesince bilirkişiden alınan rapor hükme esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Oysa icra mahkemesinin inceleme yetkisi sınırlı olduğundan bu raporla yetinilip hüküm kurulması isabetli değildir. Bu nedenle mahkemece davacının iddiası yönünden yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/7025, K. 2007/966, 8 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama