KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2006/9711 E., 2007/4918 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibine giriştiğini imzaya itiraz eden davalı borçlunun icra mahkemesinde açtığı dava neticesinde senetteki imzanın borçluya ait olmadığı yolundaki rapora dayanılarak takibin durdurulmasına karar verildiğini, mercii kararlarının kesin hüküm oluşturmayacağını ayrıca merciice alınan kararların da kesin delil niteliğinde bulunmadığını ileri sürmüş ve haksız itirazın iptali ile merci kararının kaldırılarak takibin devamına %401 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir.
Mahkemece senetteki imzanın borçlu ...’a ait olmadığı gerekçesi ile icra mahkemesince takibin durdurulmasına karar verilmiş olması ve bu kararın temyiz edilmemesi nedeniyle yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İİK.’nun 170/3. maddesi uyarınca, “İcra Mahkemesi 68/a maddesinin 4.fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda inkar edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir itirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır” . Aynı yasanın 170/b maddesinde ise “61.maddenin ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci fıkraları ve 62 ile 72 inci maddelerin bu fasıl hükümlerine aykırı olmadıkça kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip hakkında da uygulanacağı” öngörülmüştür.
Bu durumda mahkemece anılan yasa hükümleri ve icra mahkemesinin takip hukukuna ilişkin kararının somut olay bakımından kesin hüküm oluşturmayacağı hususu da gözetilerek işin esasına girilip iddia ve savunma çerçevesinde deliller toplandıktan sonra hep birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken somut olaya uygun düşmeyen gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2006/9711, K. 2007/4918, 15 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama