KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/10690 E., 2007/11160 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Aralık 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılacak protokol için iki adet çekin hazırlanıp şirketin muhasebesine bırakıldığını, davalının protokolü incelendikten sonra çekleri muhasebeye iade ettiğini söylediği halde çeklerin kaybolduğunu ileri sürerek çeklerin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin babasının ortağı ve yetkili müdür olduğu ... ... Ltd. Şti. ile davacı arasındaki ticari ilişki nedeniyle çeklerin alındığını, davacının çekleri çalıntı olarak göstermeye çalıştığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece TTK.’ nun 730/ 20. maddesinin yollaması ile aynı Kanun’ un 669. maddesi ve devamı gereğince çekin ziyaı nedeniyle iptal davası açma hakkının lehtar ve hamile tanınmış bir hak olduğu, keşidecinin iptal istemi hakkı bulunmadığı, TTK.’ nun 711/ son maddesi gereğince muhatap bankayı çeki ödemeden men edebileceği gerekçesiyle davanın husumet yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili taraflar arasında yapılacak protokol nedeniyle hazırlanan çeklerin, protokol yapılmadığı halde davalı tarafından iade edilmediğini çalındığını, bu nedenle taraflar arasında temel ilişki bulunmadığını açıklamıştır.
HUMK.’ nun 76. maddesi uyarınca olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelemesi hakime ait bir görevdir.
Dava her ne kadar çek iptali davası olarak açılmış ise de, dava dilekçesinin içeriğinden talebin dava konusu çeklerden dolayı davalıya borçlu olunmadığının tespiti olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece davacının talebinin İİK.’ nun 72. maddesinde düzenlenen menfi tespit davası olduğu gözetilerek taraf delillerinin toplanıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken davanın nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde reddinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/10690, K. 2007/11160, 11 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama