KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/11332 E., 2008/5138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
. Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalı vek.Av.... gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirketin ..., ve ... iken davalının 5.1.2001 tarihli yazı ile ... ’e ait bayilik sözleşmelerini tek yanlı olarak fesih ettiğini, fesihin haksızlığının ve teminatların iadesi için açılan 2001/83 esas sayılı dava sonunda feshin haksız olduğunun tespiti ile teminatların iadesine karar verildiğini, haksız fesih nedeniyle zarara uğradıklarını iddia ederek toplam 293.447 YTL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında sözleşmelerin haklı nedenle fesih olunduğunu ve davacının tazminat talebinin 2001/83 davada red olunduğu için kesin hüküm bulunduğunu ve yeniden dava konusu yapılamayacağını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, akdin haksız nedenle davalı yanca fesih edildiğinin 2001/83 esas sayılı davada kesinleştiği ve davacının zararının 245.938.YTL olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bayilik sözleşmelerinin davalı yanca haksız yere fesih edildiğinin 2001/83 esas sayılı dosya ile tespit olunarak karşılanmış bulunmasına göre davalının sözleşmelerin haklı nedenle fesih olunduğu savunması yerinde değildir.
Öte yandan 2001/83 esas sayılı davadaki tazminat talebinden davacının ileride dava açma hakları saklı kalmak kaydıyla atiye terk ettiğinin anlaşılmasına ve yeni bir dava ile talepte bulunulmasının mümkün olmasına göre davalının kesin hüküm itirazı da yerinde bulunmamıştır.
Ancak davalı taraf haksız fesihten doğan tazminat yönünden temerrüde düşürülmemiştir. Bu nedenle hükmolunan tazminata dava tarihinden itibaren temerrüt faizi uygulanması gerekirken akdin feshinden itibaren faize karar verilmesi doğru görülmemiştir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/11332, K. 2008/5138, 12 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama