KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/1634 E., 2007/3911 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, icra takibine konulan 15.4.2004 tarihli 50.000.000.000.TL bedelli bonodaki imzaların davacıya ait olmaması ve borcun bulunmaması nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, takibin iptali ve %40 tazminat talebine ilişkindir.
Davalı ..., davayı kabul etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin ciranta olup, iyiniyetli hamil bulunduğunu, müvekkilinin başlattığı icra takibine davalı ...'in ödemelerde bulunduğunu, davalı ... ile defalarca alacak meselesi olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece Adli Tıp Uzmanından alınan rapora göre, davanın kabulüne, takibe konu edilen 15.4.2001 tarihli ve 50.000.000.000.TL'lik bono nedeniyle davacının davalılara borcu olmadığının tespitine ve bononun iptaline, takibin iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-İİK.nun 72/5 maddesi uyarınca menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde tazminata hükmedilebilmesi için borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun kanıtlanması ve bu yönde talep bulunması gerekmektedir. Somut olayda, davalı ...'in dava konusu senedi lehdarın cirosu ile elde etmesine ve senetteki keşideci imzasının sahte olduğunu .bilebilecek durumda olduğu hususunun kanıtlandığını gösterir delil de bulunmamasına göre, anılan davalının tazminatla sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/1634, K. 2007/3911, 16 Nisan 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama