KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/1973 E., 2007/7501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2007
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
340 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ... tarafından keşide edilen ve yine müvekkillerinden... ile...'ın kefil olarak imzaladıkları 150.000.000.000.TL bedelli bono teminat amacıyla davalıya verilmiş ise de, teminata konu hukuki ilişki gerçekleşmediğinden bononun bedelsiz kaldığını ancak bu rağmen davalı yanca iade edilmeyerek müvekkilleri aleyhine takibe konu yapıldığını belirterek, anılan bono nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tesbitine, takibin iptaline ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların iddialarının doğru olmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanca yapılan yemin de gözetilerek davanın kısmen kabulüyle, takibe konu bono kapsamında davacıların davalıya 97.841.42 YTL borçlu bulunmadığının tesbitine, fazlaya dair menfi tesbit isteminin reddine, İİK.nun 72/4.maddesi uyarınca takdiren %40 oranında hesaplanan 39.136.56 YTL kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu senedin davalıyla dava dışı ... Ltd.Şti. arasında 25.11.2000 tarihinde kurulmuş olan bayilik ilişkisine kefil olan davacıların murisi ...'ın kefalet sorumluluğu nedeniyle düzenlendiği davalının savunması ve bu savunmayı destekleyen 21.6.2001 tarihli protokol içeriğinden anlaşıldığından, söz konusu bayilik ilişkisi nedeniyle senedin vade tarihi olan 15.4.2002 tarihi itibariyle oluşan borcun gerektğinde bilirkişi incelemesiyle belirlenerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken senedin vade tarihinden sonraki tarih olan 31.12.2003 tarih itibariyle borç saptanıp geriye dönülerek senedin vade tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Somut olayın özelliği itibariyle davalının takibinde kötüniyetli olduğunun kabulü doğru olmadığından davacı yararına kötüniyet tazminatıyla sorumlu tutulması isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/1973, K. 2007/7501, 16 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama