KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/2213 E., 2007/7363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
464 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...’ün imzaladığı harici satış vaadine ilişkin protokole istinaden adı geçen davalının müteahhit sıfatı ile inşa edeceği binanın bir dairesini 60.000.000.000.-TL. bedelle müvekkiline satışını vaat ettiğini, satış vaadi anlaşmasına uygun olarak peşin ve senet karşılığında yapılan ödemeler tutarının 34.000.000.000.-TL.sına ulaştığını, protokol uyarınca davalı ...’a teslim edilen beher 1.000.000.000.-TL. bedelli senetlerden toplam 6 adedinin henüz vadeleri gelmediğinden davalı ... elinde olduğunu,
senetlerden 20.000.000.000.-TL. bedelli olanın ise davalılardan ...’ın adı lehdar hanesine yazılarak tahsil cirosu ile teslim edilen ...’ün yasal olmayan bir ciroyla senedi diğer davalı ...’a devredip icra takibine konulduğunu, davalı ... ve davalı ...’nın protokol zamanında faaliyette olan ...İnş….Ltd.Şti. ünvanlı şirketin ortakları ve yakın arkadaş olduklarını, diğer davalı ...’ın davalı ...’ın eniştesi olduğunu, haricen düzenlenen satış vaadine ilişkin protokolün geçersiz bulunduğunu,
bu nedenle bu sözleşmeye istinaden tarafların verdiklerini geri isteme hakkı olduğunu iddia ederek dava tarihine kadar ödenen 34.000.000.000.-TL.nın davalı ...’dan istirdadına,vadesi gelmeyen toplam 6.000.000.000.-TL.lık 6 adet bonodan dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile senetlerin iptaline, takibe konu 20.000.000.000.-TL. bedelli senetten dolayı her üç davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile senedin ve takibin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevabında, müvekkilinin davacı ile diğer davalılar arasındaki satış protokolünde yer almadığını, müvekkilinin takibe konu senedi 18.03.2004 tarihli vekalet içeriğine dayanak tahsil cirosu ile aldığını, bu nedenle vekil hamil konumunda olduğundan kendisine husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, davacı ile davalı ... arasında harici gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin düzenlendiği, davacının bağımsız bölümü satın alan, davalı ...’ın da satmayı vadeden yüklenici konumunda olduğu, yanlar arasındaki uyuşmazlığın 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümleri gereği Tüketici Mahkemesi’nde görülmesi gerektiği, diğer davalıların ise dava konusu sözleşmeyle ilgilerinin bulunmadığı ve davalı ...’la işbirliği yaparak hareket ettiklerini ve bedelsiz
kalmış senedi tahsile koydukları yönünde kanıt elde edilemediği gerekçesi ile davalı ... hakkındaki davanın tefriki ile mahkemenin görevsizliğine, davalılar Atilla ve Zeki hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık Kambiyo Hukuku’ndan kaynaklanmakta olup, TTK.nun 4. maddesi uyarınca davanın mutlak ticari davalardan olduğu gözetilmeden mahkemece Tüketici Mahkemesi’nin görevli olduğundan bahisle davalı ... hakkındaki davanın bu davadan tefriki ile görevsizlik kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.
Davalı ... 01.07.2005 tarihli dilekçesinde, tapu dışı satış protokolünü imzaladığını, düzenlenen senede kendinin isminin yazıldığını, ancak bu senedi davacıya iade edilmesi amacı ile diğer davalı ...’a verdiğini bildirmiştir. Böylece senedin lehdarı konumundaki ..., bu senetten dolayı alacaklı olmadığını kabul etmiş olup, cirosu altında “tahsilat içindir” ibaresi olması nedeniyle diğer davalılara temlik cirosu ile intikal etmediği de gözetilmeden mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/2213, K. 2007/7363, 11 Temmuz 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama