KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/3447 E., 2007/5450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine senede dayalı takip başlattığını, söz konusu senet tutarının davalıya ödendiği halde senedin iade edilmediğini belirterek müvekkilinin takip dosyası ile işlem gören bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin ve bononun iptaliyle tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıdan 34.000 YTL ve 30.000 YTL bedelli iki ayrı senetle alacaklı olduğunu, davacının ödemelerinin 34.000 YTl bedelli bonoya ilişkin bulunduğu, diğer bononun ödenmemesi nedeniyle dava konusu takibin yapıldığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacının davalıya toplam 34.554.89 YTL ödeme yaptığı, bu hususun tarafların kabulünde olduğu, davalının söz konusu ödemenin başka bir senede ilişkin olduğu yönündeki savunmasını kanıtlayamadığı, davacının takibe konu senet için fazlasıyla ödeme yaptığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, bononun iptaline, davalının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili her ne kadar hükmü katılma yoluyla temyiz etmiş ise de, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 13.06.2006 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin ise temyiz harcını on günlük yasal süreden sonra 28.06.2006 tarihinde yatırdığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davalının temyizine gelince, davalı yan davacı tarafından dayanılan ödemelerin başka bir senede ilişkin olduğunu, yani ortada iki ayrı senet olduğunu savunmuştur.
Bu durumda mahkemece davalıya savunmasında sözünü ettiği ödeme miktarı ile aynı miktarı taşıdığı beyan edilen ikinci senedi ibraz olanağı sağlanıp uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/3447, K. 2007/5450, 28 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama