KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/4095 E., 2007/9191 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere ... kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.... ile davalılar vek.Av....'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı ... Ltd.Şti'ne diğer davalıların kefaleti ile kullandırılan taşıt kredisine ilişkin taksitlerin belirlenen vadede ödenmemesi üzerine 20.5.2002 tarihli ihtarname ile hesabın kat edilerek icra takibine başlanıldığını ve takibe itiraz edildiğini iddia ederek itirazın iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar savunmalarında hesap katına ilişkin ihtarın tebliğ alınmadığını ve ödemelerin yapıldığını, borçları kalmadığını beyan ederek davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı bankaya davalılar tarafından ödeme yapıldığı ve borç kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 275.maddesine göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde hakim bilirkişiden görüş almalıdır. Aynı Kanunun 286.maddesi uyarınca hakim bilirkişi görüşüyle bağlı değil ise de, bilirkişi raporunu yeterli görmemesi halinde bilirkişi yerine geçerek karar vermek yerine yeni bir bilirkişiden rapor alarak hüküm kurmalıdır.
Somut olayda banka kredi işlemleri nedeniyle kredi borçlusu ve kefillerin sorumlu oldukları miktarların belirlenmesinin özel ve teknik bir bilgiyi gerektirdiği kabul edilmelidir. Mahkemece uzman bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış ise de, sözü geçen rapora itibar edilmeyerek re'sen uyuşmazlığın çözümü yoluna gidildiği gibi, verilen hükmün gerekçesi de Yargıtay denetimine elverişli açıklıkta değildir.
Bu durumda mahkemece kredi sözleşmesinin hükümleri, kredi süreci ve bu süreçteki ödemeler gözetilerek temerrüt ve takip tarihlerindeki davacı bankanın varsa alacağının ulaştığı miktarın Yargıtay denetimine elverişli şekilde belirlenmesi için yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmek gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekide hüküm kurulması uygun görülmemiştir
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/4095, K. 2007/9191, 25 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama