KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/4341 E., 2007/9483 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
376 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av.....gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının 28.06.1993 ve bu sözleşmenin eki olarak düzenlenen 03.12.2000 tarihli bayilik akdini ihlal etmesi üzerine, akdin haklı nedenle 09.12.2003 tarihinde fesih olunduğunu, davalının sözleşmenin 27. maddesine göre cezai şart ve 28. maddesine göre de elindeki tüpleri iade ve bedelini ödemekle zorunlu olduğunu iddia ederek toplam 30.818.-YTL. tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, akdin feshinin haklı nedene dayanmadığını ve depozitosu ödenmiş, müşteri elinde bulunan tüplerin davacıya iadesinin mümkün olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının bayilik akdini ihlal ettiğinin kanıtlanamadığı, ancak akdin fiilen sona erdiği anlaşıldığı gerekçesiyle cezai şart isteminin reddine, tüp bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Taraflar arasında düzenlenen ve yürürlükte bulunan 28.06.1993 tarihli sözleşmenin 21. maddesinde bayinin 2001 yılı sonuna kadar 1526 adet aboneye ulaşması taahhüt edilmiştir. Dosyada mevcut bilgilere göre davalı bayinin bu taahhüdünü yerine getiremediği, 09.12.2002 tarihli ihtara rağmen sözleşmeye uymadığı anlaşılmıştır. Bu durumda davacının akdi sözleşme hükümlerine dayanarak tek yanlı feshi haklı bir fesih olup, davalı sözleşmenin 27. maddesine göre cezai şartı ödemekle yükümlüdür. Mahkemece bu yön gözden kaçırılarak davacının cezai şarta yönelik talebinin reddi doğru görülmemiştir.
2-Davalının temyizine gelince, davalı yedinde bulunan tüplerin depozitoları davacıya ödenmiş ve bayilik hizmeti çerçevesinde de müşterilere teslim olunduğunu beyan etmiştir. Bu durumda müşteri elinde bulunan tüplerin davalı bayiden istenmesi sözleşmeye göre mümkün değildir. Davalının elinde bulunanları iade ettiği gözetildiğinde davacının iade edilmediğini öne sürdüğü ve müşteri elinde bulunduğu öne sürülen tüp bedelinden davalının sorumlu tutulamayacağı dikkate alınarak bir karar verilmek gerekirken bu yönde eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/4341, K. 2007/9483, 5 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama