KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/7208 E., 2008/2179 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2008
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının keşidecisi bulunduğu çeke dayalı olarak müvekkilince davalı aleyhine takip başlatılmış ise de itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali, takibin devamı ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında ilişki bulunmadığını ve davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre açtığı davasını bir yıllık hak düşürücü sürede açmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, takibe konu belgenin kambiyo senedi vasfını kaybettiği ve davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davasını bir yıllık zamanaşımı süresinde açmadığı gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık zamanaşımına uğramış çekten kaynaklanmaktadır. Bu durumda kambiyo hukukuna ilişkin haklar yitirilmiş ise de taraflar arasında temel ilişki bulunması halinde anılan belgeye yazılı delil başlangıcı olarak dayanılabilir ve alacağın (tanık dahil) her türlü delille kanıtlanması mümkündür.
HUMK’nun 76.maddesi uyarınca olayların açıklanması taraflara, hukuki nitelendirilmesi hakime ait bir görevdir.Somut olayda davacı, davalıyla aralarında temel ilişki bulunduğunu iddia etmiştir.İddiaya konu temel ilişki gözetildiğinde davanın zamanaşımı dolmadan açıldığı da anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacıya alacağını kanıtlamaya elverişli delillerini sunma olanağı tanınıp deliller toplandıktan sonra birlikte değerlendirilmek suretiyle uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/7208, K. 2008/2179, 7 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama