KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2007/7582 E., 2008/3033 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki banka teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile İran’da yerleşik davalılardan Government Trading Corpratain (GTC) ile diamonyum fosfat satışı konusunda 05.01.1988 tarihinde sözleşme imzalandığını, bu anlaşmanın 8. maddesi gereğince müvekkilinin Pamukbank T.A.Ş.ne vaki müracaatı üzerine diğer davalı ... ... eliyle davalılardan GTC’ye banka teminat mektubu verildiğini, müvekkilinin anlaşma gereğince yerine getirilmesi icap eden yükümlülüklerinin tamamını yerine getirdiğini, malların İran’a sevkiyatında yaşanan problemlerin davalıdan kaynaklandığını, bu nedenle kendilerine daha önce verilmiş olan banka teminat mektubuna konu borç,
risk ve bankanın ödeme taahhüdünün ortadan kalktığı, kısaca İranlı davalı GTC’nin mektuba rücu hakkının kalmadığı, böylece diğer davalılar eliyle tesis ve tevdii edilen banka teminat mektubunun hükümsüz kaldığı ve iade edilmesi gerektiği iddia edilerek mektuba konu borç ve risk bizzat davalı tarafın kusuru ile ortadan kalktığından ve mektubun ödeme taahhüdü sona erdiğinden teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Pamukbank T.A.Ş. vekili cevabında, bu davada müvekkili bankaya husumet yöneltilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı GTC vekili cevabında, taraflar arasında imzalanan 05.01.1988 tarihli sözleşme ile İran Mahkemeleri’nin yetkili kılındığını, bu nedenle davanın öncelikle yetki yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece her ne kadar 29.11.1993 günlü ara kararında Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 15.06.1998 gün ve 1988/11-26 ve 76 Karar sayısında belirtildiği üzere 2675 Sayılı Yasa’nın 31. maddesinde öngörüldüğü biçimde yapılan yetki sözleşmesinin Türk Mahkemeleri’nin yetkisini ortadan kaldırmayacağından söz edilerek yetki itirazının reddine karar verilmiş ise de, taraflar arasındaki borç ilişkisinden doğan bir ihtilafın sözkonusu olduğu saptanmış, borç ilişkisinde yabancılık unsuru bulunduğu görülmüş ve yetkili yabancı mahkeme belirlenmiş olmakla Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13.10.1994 günlü 94/3181 Esas, 94/7434 Karar sayısı gözetildiğinde bu karardan dönmek gerektiği kanısına varılmıştır.
Yabancı bir devlet mahkemesinde davanın görülmesi konusunda yapılan anlaşmayı geçersiz kılacak biçimde kamu düzenini ilgilendiren bir kuralın varlığı saptanmamış ve münhasır yetki de esasında bulunmamış olmakla yetkiye ilişkin itirazın kabulü ile İran Mahkemeleri’nin yetkili olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesi ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2007/7582, K. 2008/3033, 27 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama