KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/10641 E., 2009/1031 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Ticaret) Mahkemesi
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin ... ile ticari ilişkisinde protokol imzalandığını, teminat olarak diğer davalının ... adına tanzim tarihi olmayan 200.000 YTL tutarlı çeki düzenlendiğini, ...’in de bu çeki ciro edip, davacıya verdiğini, çekin borçlunun temerrüdü halinde işleme konulacağını, davalının 15.12.2003 tarihli fatura bedelleri için temerrüde düşmesi üzerine çekle protokol gereği icra takibine başlandığını, davalıların takibin iptali için icra hukuk mahkemesinde açtıkları davada mahkemece davalıların itirazının kabulüne karar verildiğini belirterek,
davalıların itirazlarının iptali ile icranın devamına, 83.371 YTL alacağın yargılama gideri ile tahsiline, takdir edilecek icra inkar tazminatının tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 05.12.2005 tarihli ıslah dilekçesi ile 32.089.00 YTL fatura alacağının 05.12.2003 tarihinden ticari faizi hesaplanarak tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, icra hukuk mahkemesi kararı, davacının 05.12.2005 tarihli ıslah dilekçesi, benimsenen Halil İbrahim Seyyaroğlu’ndan alınan bilirkişi raporu, toplanan delillere göre, davacının davalıdan alacaklı olmadığı aksine borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava dosyasında iki ayrı bilirkişiden rapor alınmıştır. Ancak bu iki rapor arasında çelişki bulunmaktadır. Raporlar arasında aykırılık olduğundan bu yöne ilişkin itirazlarda gözetilerek çelişkinin giderilmesi bakımından üçlü bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/10641, K. 2009/1031, 12 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama