KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/10771 E., 2009/6141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinin kefili olan müvekkili hakkında banka tarafından icra takibi başlatıldığını, kefalet limitinin 200.00 YTL olması nedeniyle aşan miktarda borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ödeme emrine itiraz etmediğini, kefalet limitinin maddi hata sonucunda 200.00 YTL yazıldığını, asıl kredi limitini 200.000.00 YTL olduğunu, davacının MK.2’ye aykırı olarak kötüniyetli davrandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının kefalet limitinin 200.00 YTL olarak sözleşmede yazılı olmasına rağmen 60.000.00 YTL asıl alacak ve fer’ileri üzerinden hakkında takip yapıldığını, kefilin kefalet miktarı ölçüsünde sorumlu olabileceği belirtilerek, davanın kısmen kabulüyle davacının 200.00 YTL üzerinden sorumlu olduğuna, 82.640.21 YTL borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyetli olmaması nedeniyle tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Ödeme emrinin 5.3.2008 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine, icra dairesine verdiği 10.3.2008 tarihli mal beyanı dilekçesinde davalı “ödeme emrine herhangi bir itirazım yoktur.” şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu nedenle mahkemece, davacının 10.3.2008 tarihinde icra dairesine verdiği dilekçedeki bu beyanı üzerinde durulup, tüm deliller birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/10771, K. 2009/6141, 24 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama