KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/11070 E., 2009/7010 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 19.03.2008
- Nosu
- 321-160
Karar Metni
268 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı şirket ile arasında Acentelik Sözleşmesi ve Cari Hesap Sözleşmesi gereğince, hakedişlerinin davalıca ödenmemesi üzerine ihtarname çektiklerini, sözleşmenin feshinden sonra alacağın tahsili için icra takibine giriştiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, acentelik faaliyetlerinin devamı süresince gecikmeli de olsa, bütün hak edişlerinin ödendiğini, hak edişlerinin düzenli aralıklarla ödenen borçlar niteliğinde olduğunu, alacaklının BK.nun 88.maddesi gereği anaparayı alırken ihtirazı kayıt koymadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporundaki sözleşmedeki faiz oranı olan %80 değil, temerrüt tarihindeki avans faizi oranı %42 üzerinden re’sen yapılan hesaplama sonucu itirazın kısmen iptaline, takibin 1.909.32 YTL üzerinden 1.892 YTL asıl alacağa takipten itibaren davacı talebini aşmamak üzere avans faizi işletilerek takibin devamına, itirazlı kısım üzerinden hesaplanan 763.73 YTL %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki sözleşmelerden biri olan cari hesap sözleşmesinin ödeme şekli başlıklı bölümünün E maddesinde yıllık faiz oranı kararlaştırıldığına göre, sözleşme hükümleri çerçevesinde faize hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/11070, K. 2009/7010, 13 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama