KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/1123 E., 2008/2708 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davasıdır.
Davalı vekili davanın süresinde olmadığını, davacıların müvekkiline ait takip ve hacizleri bildiğini, davacı alacaklarının da gerçeğe dayanmadığını; müvekkilinin dava dışı borçluya senet mukabili nakit ödünç verdiğini ve bononun nakden kaydı ile keşide edildiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalı yanın alacağının, davacıların alacakları ve takiplerinden çok önceki tarihte oluştuğu, önceki tarihli işlemlerde muvazaanın söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ...’ın alacağı bonoya dayalı olup, bu bono ilk kez 26.05.2003 tarihinde ihtiyati haciz talebi ile ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne ibraz edilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 299 ncu maddesine göre alacağın varlığının bu tarih itibariyle üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir hale geldiği tartışmasızdır (Bkz., DEYNEKLİ, Adnan: Medeni Usul Hukukunda Senetleri Üçüncü Kişilere Karşı İspat Şekli, ... 2006, s.68). Davacı ...’nın takip dayanağı kıldığı bono da ilk kez 24.12.2002 günlü takip talepnamesi ekinde icra müdürlüğüne sunulduğuna göre adı geçen davacının alacağının, davalı alacağından önceki tarihte doğduğunun kabulü gerekirken, bu hususun gözden kaçırılması suretiyle yazılı şekilde hüküm oluşturulması doğru değildir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/1123, K. 2008/2708, 20 Mart 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama