KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/12050 E., 2009/8684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine faturaya dayalı olarak İzmir 17. İcra Müdürlüğü’nün 2005/3388 sayılı dosyasında icra takibi yaptığını, davalının müvekkiline mal satıp teslim etmediğini ileri sürerek faturalardan dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya sattığı malları davacının ekmek fırınına teslim ettiğini, faturaların da bu adrese tebliğ edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının davalının yaptığı icra takibinin kesinleşmesinden sonra menfi tespit davası açmasından dolayı ispat yükünün davacı borçluya ait olduğundan davacı tarafa malın teslimi ile ilgili olarak davalıya yemin teklif etme hakkının hatırlatıldığı, davacının davalıya yemin teklif ettiği, davalı temsilcisinin ise unların teslimi ile ilgili olarak yemin ettiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, % 40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı ile aralarında herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, bu nedenle aleyhine girişilen takip sebebiyle borçlu olmadığını iddia etmiş, davalı ise davacıya mal satıp bedelini alamadığını, bundan dolayı takibe giriştiğini ve alacaklı olduğunu savunmuştur. Bu durumda davalının davacıya mal satıp teslim ettiğini ve bundan dolayı alacaklı olduğunu usulen kanıtlaması gerekir.
Mahkemece ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek icapsız yemine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/12050, K. 2009/8684, 1 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama