KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/4024 E., 2008/7126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
288 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalılar ayrı ayrı cevap dilekçelerinde davacının reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalıların temyizi üzerine Dairemizin 24.11.2006 günlü ilamı ile borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek veren durumunda olan davalı ....’a icra takibinden önce ihtarname tebliğ edilmediği halde aleyhine hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyan mahkemece asıl borçlu davalı şirket hakkındaki davanın kabulüne, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine ve özellikle, davacının takibinde kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığından davacı vekilinin ve davalı ...’ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira bozma kararında da açıkça belirtildiği gibi, ipotek borçlusu hakkındaki talep koşulları gerçekleşmemiştir. İpotek borçlusu ile asıl borçlu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan ipotek borçlusu yönünden dava koşulları oluşmadığına göre, mecburi dava arkadaşı olan asıl borçlu yönünden de buna bağlı olarak takip ve dava koşulları oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddi gerekirken, bu yön düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/4024, K. 2008/7126, 27 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama