KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/5106 E., 2009/1884 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, davacı tarafından ihraç kaydı ve KDV muafiyeti ile davalıya satılan mal nedeniyle tecil-terkin edilmeyen ve davacı satıcı tarafından 4811 Sayılı Yasa kapsamında Vergi Dairesine ödenen KDV ve gecikme zammının davalı alıcı şirketten faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin ihracat yapacak olması nedeniyle imalatçı davacı firmadan mal satın alarak KDV muafiyetinden yararlanmak istediğini, imalatçı sıfatını taşıması için gerekli şartların 27 Seri nolu KDV Genel Tebliğinde açıklandığını, müvekkilinin ihracatını yapıp davacıya bildirdiğini, Genel Tebliğe göre fason imalat yapılmasında bile imalatçı ünvanının kullanılabileceğini, bu hususun kontrolünün müvekilince yapılmasının mümkün olmadığını, sorumluluğun imalatçı üzerinde olduğunu, müvekkilinin hiç bir şekilde kendisinin Dış Ticaret Sermaye şirketi olduğu yolunda beyanda bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir şirket olması halinde,
davacı şirketin vereceği beyanname ile müvekkili şirketin taahhütname vermesi gerektiğini, taahhütname olmadığı için müteselsil sorumluluğunda olamayacağını, Vergi Dairesince bu nedenle müvekkilinin muhatap dahi alınmadığını, KDV muafiyetinin uygulanmaması nedeninin davacının imalatçı firma olmamasından kaynaklandığını, davacının imalatçı firma gibi işlem yapıp ürün satarak bedelinin müvekkilinden tahsil ettiğini, davacının KDV mevzuatına aykırı davranması nedeniyle malikinden talepte bulunamayacağını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/5106, K. 2009/1884, 16 Mart 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama