KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/5225 E., 2009/1026 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili firmanın yaklaşık iki senedir sahibi olduğu araçlar için yeni yada ikinci el yedek parça temininin bir kısmının davalılar tarafından tedarik edildiğini, davalıların baba- oğul olup, aynı ticari işletmede olduklarını, davalı yandan 04.01.2006 ve 05.01.2006 tarihli faturalara konu ikinci el yedek parça alımı yapıldığını, ancak mal bedelinin ödenmesinden önce alımı yapılan parçanın piyasada yarısından daha düşük fiyata satıldığının tespit edildiğini, yanlar arasında iki seneden beri süren ticari ilişkide güven ilişkisi oluştuğunu, davalının güveni kötüye kullanarak fahiş fiyatla mal sattığını,
iki faturaya konu yedek parça fiyatının makul ölçüye çekilmesinin istendiğini, ancak davalıların anlaşmaya yanaşmayıp mal bedelinin tahsili cihetine giderek davacı adresinde ihtiyati haciz uyguladığını, 10.235 YTL’nin alacaklıya ödenmemesi kaydıyla icra dosyasına ödendiğini belirterek borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 16.01.2007 havale tarihli dilekçesinde icra dosyasından tahsil edilen miktarın istirdat davasına dönüştüğünü bildirmiş ve müvekkilinin miktarda hataya düşmemesi halinde fahiş fiyattan alım yapmayacağını ileri sürmüş, 29.03.2007 tarihli oturumda,
B.K.’nun 23. maddesinde düzenlenen hata hukuki sebebine dayanıldığını, maddi olayların bu hukuki sebebe dayalı olarak belirtildiğini, 21.05.2007 tarihli dilekçesinde hatayı Şubat 2006 ortalarında öğrendiğini ileri sürmüştür.
Davalılardan ... vekili, husumet itirazında bulunduğu gibi davanın reddi gerektiğini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere göre davacının B.K.’nun 23. ve 24. maddelerinde yer alan sözleşmenin iptalini gerektirecek hata hukuksal sebebinin objektif ve subjektif unsurlarını kanıtlayamadığı, taraflar arasında süregelen uzun ticari ilişkide malların bedelinin davacı yanca ihtirazi kayıtsız ödenmesi, mal tesliminden sonra herhangi bir ihtarda bulunulmaması,
davaya konu faturalara ilişkin verilen çeklerin ödeme zamanı geldiğinde rıza dışında elden çıktığının bankaya bildirilip, ödemeden men talimatı verilmesinin basiretli tacirden beklenen bir davranış olmadığı bu suretle TMK.’nun 2. maddesinden yararlanılamayacağı gibi hataya düşürülüp fahiş bedelle mal satın alındığı iddiasının da kanıtlanamadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/5225, K. 2009/1026, 12 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama