KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/8003 E., 2008/11093 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 26.06.2007
- Nosu
- 745-331
- Davalılar
- 1-... 2-...
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... arasında Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının da sözleşmede kefil olarak yer aldığını, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacı bankaya borcu olduğunu, ancak bu borcun 4822 Sayılı Yasa uyarınca faiz oranının yeniden tespit edilerek ödemek istediğini beyan etmiştir.
Davalı ..., kendisinin kefil olduğunu ve kefalet 300.000.000.-TL.olup, son hesap ekstresi tebliğ edilmeden takibe geçildiğini bildirmiştir. Davalı ..., yazılı beyanında ise, asıl borçlu olan diğer davalı ... Güney’in borç ödemelerini davacı bankanın Kayseri’de şubesi olmaması nedeniyle muhabir bankalara yaptığını, ancak belgelerin ev taşınması sırasında kaybolduğunu, asıl borçlunun 4822 Sayılı Yasa’dan yararlanma isteğinin davacı bankaca engellendiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 13.716.17.-YTL. asıl alacak, 1.978.90.-YTL. işlemiş faiz ve 98.94.-YTL. BSMV olmak üzere toplam 15.794.02.-YTL. alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takipten itibaren % 179.10 oranında faiz yürütülmesine ve davalıların % 40 oranında icra inkar tazminatıyla sorumluluğuna karar verilmiş, hüküm davalılardan ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’nden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu gerekli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de olanak sağlayacak açıklıkta da değildir. Bu nedenle, davacı bankanın defter ve kayıtları ile dayanağı belgeler üzerinde kredi sözleşmesi hükümleri göz önüne alınmak suretiyle konusunda uzman yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kuruluna inceleme yaptırılarak takip tarihi itibariyle davalıların sorumlu olduğu borç miktarları bulunarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken yetersiz bilirkişi incelemesine dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/8003, K. 2008/11093, 17 Kasım 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama