KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/8104 E., 2009/3717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Dava, icra takibine konu edilen bononun davadışı ... Yapı Kooperatifi adına imzalandığı, davacı şahısların bizzat sorumluluğunun bulunmadığı, kooperatif adına bir kısım ödemelerin yapıldığı iddiasına dayanan menfi tespit ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, aynı iddialarla icra mahkemesinde açılan davanın reddedildiğini, davacıların senedi kefil sıfatı ile imzaladığını, ödeme iddiasının da yerinde olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece takip konusu senette her iki davacının da bir açığa bir de pul üzerine olmak üzere ikişer imzasının bulunduğu, davacı taraf pul üzerindeki imzanın pulu iptal etmek gayesi ile kooperatifi temsilen atıldığını iddia etmiş ise de pulun senedin zorunlu unsuru arasında olmadığı, bonolarda iki imzanın olması gibi bir zorunluluğun bulunmadığı, bir başka anlatımla iki imza olduğu zaman davacıların senedi kefil sıfatı ile imzaladıklarının kabulü gerektiği, senetteki yazılarla davacıların isimlerinin farklı karakterde oluşunun bu olguyu değiştirmeyeceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacıların ödeme iddiaları da bulunmaktadır. Mahkemece ödemeye ilişkin delilleri sorulup toplandıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken ödeme iddiası üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/8104, K. 2009/3717, 28 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama