KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2008/928 E., 2008/7449 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... gelmiş, davacı tarafından kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, davalı tarafından 2006/1430 Esas sayılı icra takibine konu edilen çekteki imzanın şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında, davacı şirketin tek imzalı olarak düzenleyip ödediği çekler mevcut olduğunu ve çekin davacıya verilen siparişin iptali üzerine iade edilen bedele ilişkin bulunduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı şirketin ticaret sicil kaydına göre yetkili üç imza ile temsil olunduğu, oysa davaya konu çekin tek imzalı olduğu, bu nedenle şirketi bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalı savunmasında davacı şirketin tek imzalı olarak düzenlenen çekleri benimseyerek ödediği beyan edilmiştir. Bu durumda davacı şirketin çalıştığı ilgili bankalardan çek örnekleri getirilerek dava konusu çekin keşide edildiği tarihlerde bu şekilde bir ödeme olup olmadığının incelenmesi ve savunma itirazları ile birlikte değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan dava menfi tespit davası olup, borçsuzluğu talep edilen çek 380.000.-YTL. tutarlıdır. Hal böyle olunca vekalet ücreti takdirinde bu miktar dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken davacı yararına eksik vekalet ücretine hükmedilmesi de kabul şekli ile isabetsizdir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2008/928, K. 2008/7449, 3 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama