KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/10448 E., 2009/11975 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2009
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 19/04/2007
- Nosu
- 2006/313-2007/202
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında imzalanan araç kiralama sözleşmesi uyarınca müvekkili şirket tarafından bir aracın davalı şirkete teslim edildiğini, ancak davalı şirket çalışanı dava dışı bir şahsın, bu aracı ehliyetsiz bir kişiye kullandırması nedeni ile trafik kazası olduğunu ve aracın hasara uğradığını, hasar giderlerinin müvekkili tarafından karşılandığı ve sözleşme uyarınca davalıdan tahsili için takibe geçtiğini, ancak itiraz nedeni ile takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile % 40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, trafik kazası meydana gelmesinde müvekkili şirketin bir kusuru olmadığını, davanın kazaya sebep olan kişilere ihbar edilmesi gerektiğini öne sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesi uyarınca bir aracın davacı şirket tarafından davalı şirkete teslim edildiği, aracın davalı şirket elemanı dava dışı ... tarafından kullanılırken dava dışı üçüncü şahıslar tarafından hasara uğratıldığı, sözleşmenin 5/4. maddesi uyarınca kasko teminatlarında yazılı olmayan zararların davalı şirket tarafından karşılanacağının öngörüldüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne % 40 tazminata karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Asıl alacağın davalı tarafından banka havalesi ile davadan önce davacıya ödendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ödenen bu kısım yönünden, davacının dava açmasında hukuki yararı bulunmadığı ve bunun sonucu olarak bu miktar yönünden davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği gözetilmeden mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/10448, K. 2009/11975, 17 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama