KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/10522 E., 2010/6899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 23.6.2009
- Nosu
- 415-851
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, 3167 Sayılı Yasanın 10.maddesine dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine vaki itiraz üzerine açılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekili, icra dosyasına yaptıkları itirazları tekrar ettiklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre takibe konu çeklerin davacı yetkili hamil tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği, çeklerin karşılığının bulunmadığı, 3167 Sayılı Yasanın 10.maddesi gereğince davacının, davalı bankadan sorumlu olduğu miktarı talep ettiği halde davalı borçlu tarafından ödenmediği, 3167 Sayılı Yasanın 10.maddesi şartlarının davacı tarafından yerine getirilmediği, davacının icra inkar tazminatı talebinin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Davalı, bankanın 3167 Sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamilerinin Korunması Hakkında Kanunun 4814 Sayılı Yasa ile değişik 10.maddesi hükmü gereği ödeme yükümlülüğünün doğması için, çek aslının onaylı fotokopisi verilmek üzere çek aslının davalı bankaya ibrazı gerekmesine, davacının talebinin kanunda belirtilen bu usule uymadığından doğrudan icra takibi yapmasının yerinde olmadığı (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2.6.2010 gün ve 2010/19-251 Esas, 2010/301 Karar) gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/10522, K. 2010/6899, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama