KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/10658 E., 2010/4837 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
255 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacılar dilekçelerinde davacılardan ...’in ... parselde paydaş olduğunu, paydaşlar arasında buranın satışı konusunda uzlaşma sağlanamadığını, bunun için davacılardan ...’in davalıya başvurduğunu ve davalının da icra yolu ile satışın gerçekleştirilebilineceğini, icraya konulmak üzere bir bono istediğini; davacı ...’in keşideci olarak imza koyduğu bononun arkasını, diğer davacı ...’in de ciro olduğunu bilmeden imzaladığını, davalı ile vekilinin vekaletname ve sözleşme istediğini, davacıların işlemden caymak istemesi üzerine davalının 2.000,-TL, vekilinin ise 4.000,-TL istediğini, gerçekte borçlu olmadıklarını ileri sürerek takibe konu bonodan dolayı menfi tesbit kararı verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı vekili müvekkilinin davacılardan ...’e borç verdiğini, karşılığında bono aldığını; senedin rıza hilafına elden çıktığına dair bir iddianın bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece dinlenen tanıkların doğrudan görgüye dayalı bilgisi olmadığı, bunların beyanının hükme esas alınmadığı, davacının iddiasını ispatlamaya yetecek yazılı deliller sunmadığı ve yemin de teklif etmediği gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/10658, K. 2010/4837, 21 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama