KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/10852 E., 2010/6494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkilince tutulan cari hesap çizelgesine göre davalının müvekkili şirkete 6557,10.TL borcunun kaldığını, bu borcun ödenmemesi üzerine başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacı şirkete borcunun olmadığını, daha önceden olan ticari ilişki nedeniyle varolan borcunun ödendiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı defterlerinde davalıya satılan ürünlerin kayıtlarının yer aldığı ve davacının 7027,47.TL alacaklı olduğu, davalı tarafından ödeme için verilen 5000.TL bedelli bonoda davalının imzasının olmadığı ve davacının defterlerinde yer almadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı alacağının likit, belirlenebilir, bilinebilir nitelikte olduğu gözetilerek davacı alacaklı yararına İİK'nun 67.maddesi gereğince hüküm altına alınan miktarın %40 ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddi de doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/10852, K. 2010/6494, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama