KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/11170 E., 2010/7605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 24.06.2009
- No
- 24-605
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, faturalar içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edildiğini, bedelinin ödenmemesi üzerine aleyhine girişilen takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, takip sonrası davalının kısmi ödemeleri olduğunu belirterek, davalının itirazının iptaliyle 5.428.98.-YTL üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, faturalara konu malların müvekkiline teslim edilmediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosya arasındaki irsaliyeli faturalar içeriğinden mal tesliminin davacı yanca kanıtlandığı, buna karşılık davalı tarafın borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, 760.32.-TL harca esas değer gösterilerek, ancak dava dilekçesi içeriğinde 1.020.60.-TL işlemiş faiz ve ayrıca takip masrafları da belirtilerek açılmış ise de, 760.32.-TL üzerinden harç yatırılmıştır. Harca esas değer olarak gösterilen 760.32.-TL ve işlemiş faiz kalemi niteliğinde istenilen 1.020.60.-TL toplamı bu davanın müddeabihidir. Zira, diğer istemler takip masrafları olduğundan müddeabihe dahil edilemez. Bu durumda mahkemece belirtilen toplam üzerinden eksik peşin harcın ikmal ettirilmesi gerekir. Çünkü 492 Sayılı Harçlar Kanunu’nun 32.maddesi gereğince, harç ikmal edilmedikçe müteakip işlemler yapılamaz.
Öte yandan dava,belirtilen kısım üzerinden açıldığı halde, davaya konu edilmemiş olan kısım hakkında da hüküm kurulması HUMK.74.maddesine aykırılık oluşturur. Ayrıca takipten önce temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği de araştırılmamıştır.
Mahkemece bu yönlerin gözetilmemesi isabetsiz olduğu gibi, hükümden sonra davacının dava konusu icra takibinden vazgeçtiğine dair takip dosyasına dilekçe sunduğu görüldüğünden bu dilekçe de değerlendirilerek davanın konusuz kaldığı gözetilmek suretiyle bir hüküm kurulmak üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/11170, K. 2010/7605, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama