KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/11815 E., 2010/7622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 11.05.2009
- Nosu
- 237-235
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya mal satıp teslim ettiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davaya konu fatura bedellerini davacıya ödediğini, ancak dava konusu olmayan makina satışı nedeniyle anlaşmazlık çıkınca davacının tahsil ettiği fatura bedellerini icra takibine koyduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece ispat yükünün ödeme savunmasında bulunan davalının üzerinde olduğu, bilirkişinin taraf defterlerinden mal bedellerinin ödenip ödenmediğinin tespit edilemediğini bildirdiği, davalının sunduğu üzerinde isim bulunmayan makbuzların ve çeklerin hangi borca karşılık verildiğini ve davacı tarafından tahsil edilip edilmediğinin belirlenemediği, davalının yemin teklifinde de bulunmadığı, ödeme savunmasının kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyaya sunulan imzasız el yazılı belgelerdeki el yazısının davacı tarafından inkar edilmemesi halinde HUMK.nun 292.maddesi uyarınca bu belgelerin yazılı delil başlangıcı olarak kabulü ve buna göre işlem yapılması gerekir. Bu durumda mahkemece öncelikle bu yön üzerinde durularak gerek bu belgelerde yazılı çek ve senetlerle yapılan ödemelerle, gerekse davacının kabulünde olan çeklerle yapılan ödemelerin başka bir borca yönelik olduğunu iddia eden davacının bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/11815, K. 2010/7622, 16 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama