KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/11843 E., 2010/858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
345 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki irtifak (intifa) hakkının kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkili ... Petrol şirketinin intifa konusu arsa üzerinde kurulu işletmenin müşterisi ve intifa alacaklısı davalı şirketin bayisi olduğunu, davacılar Recep ve ...’in intifa konusu taşınmazın malikleri bulunduklarını, davacıların babası ... ile bayilik ilişkisinin 1979 yılında başladığını, müvekkillerinin sözleşme kapsamında tüm edimlerini yerine getirmelerine rağmen, davalı şirketin yükümlülüklerini ifa etmediğini, intifa hakkının davacılar aleyhine zarar getirdiğini, davalı şirketten istenilen taleplerin reddedildiğini ileri sürerek intifa hakkının hükmen kaldırılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davranmadığını,davacıların müvekkilinden kredi isteme durumu olmadığını, bayilik ilişkisinin halen devam ettiğini, yasada mevcut olmayan bir nedene dayanarak intifa hakkı terkininin istenemeyeceğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair kararın davalı vekilince temyizi üzerine, Dairemizce usul yönünden bozulan karara uyularak yapılan yargılama sonunda, benimsenen üç kişilik bilirkişi kurulu raporuna göre, intifa hakkının sağladığı hakkın davacılar aleyhine ağır külfetler oluşturduğu gerekçesiyle TMK'nun 2. ve 785.maddeleri gereğince davanın kabulüne, Ondokuz Mayıs İlçesi ... mahallesi 877 ada 1 nolu parsel üzerindeki davalı şirket lehine tesis edilen intifa hakkının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu, ayrıntılı incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli görülmemiştir. Bu durumda mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak davalının taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesi ve İntifa Hakkı Sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği,
davacının anılan sözleşme hükümleri uyarınca davalıdan herhangi bir talepte bulunup bulunmadığı ve bulunmuşsa bu talepler hakkında davalının tutumu yönünden değerlendirme yapılmak ve tarafların sorumlulukları belirlenmek üzere konusunda uzman üç kişilik yeni bir bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/11843, K. 2010/858, 1 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama