KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/12010 E., 2010/6647 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tic.Mah.sıfatıyla
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av.... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akaryakıt alışverişi olduğunu ve davalıya alınan malın teminatı olarak açık bono verdiklerini, davalıya borçlu olmamalarına rağmen davalının senedi icra takibine koyarak 41.280 TL tahsil ettiğini iddia ederek, haksız tahsil edilen 41.280 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili savunmasında, davacının satın aldığı akaryakıtın bedelini ödemediği için senedin icra takibine konulduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davaya konu bononun davalıya alınan mal bedelinin teminatı olarak verildiğini ve davalının alacağından fazla olarak 12.603 TL fazla tahsilat yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacının kendi ticari kayıtlarına göre borçlu olduğu miktar gözetilerek karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava kısmen kabul, kısmen red olunduğuna göre yapılan masrafların da kabul ve red edilen miktar gözetilerek taksimi gerekir. Davalının temyiz dilekçesinde kabul ettiği masraf miktarı dikkate alınarak ve bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/12010, K. 2010/6647, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama