KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/12934 E., 2010/6802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 20.05.2008
- No
- 376-493
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, kredi kartı alacağının tahsili amacıyla yapılan takibin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında bir sözleşme bulunmadığını, müvekkiline teslim edilen bir kredi kartı da olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kredi kartı sözleşmesi ve kredi kartı başvuru formundaki imzaların davalıya ait olmadığının bilirkişi tarafından saptandığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava konusu kredi kartına ilişkin olarak 5464 sayılı Kanun ile getirilen ödeme kolaylığından yararlanmak için davalının müvekkili bankaya başvuruda bulunduğunu belirterek bir dilekçe fotokopisi sunmuştur. Davacının bu iddiasının doğru olduğunun saptanması halinde davalının kredi kartını teslim alıp kullandığının kabulü gerekeceğinden mahkemece söz konusu iddianın üzerinde durulması zorunludur. Öte yandan davacı tek bilirkişi tarafından hazırlanan imza incelemesine ilişkin rapora itiraz ettiğinden, bu itirazın değerlendirilerek Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerekir.
Kart hamili, kullandığı kredi kartından doğan borçtan sorumlu olduğundan sadece kredi kartı başvuru formundaki imzanın kendisine ait olmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulamaz. Bu nedenle harcama belgelerinin de celbi suretiyle mahkemece, kredi kartına ait işlemlerin davalı tarafından yapılıp yapılmadığı da araştırılmalıdır.
O halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde gerekli araştırma ve incelemelerin yapılarak, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar vermekten ibaret olup, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
Aslı gibidir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/12934, K. 2010/6802, 2 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama