KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/269 E., 2009/11218 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
265 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkile ait lojmanlarda davadışı yükleniciye verilen yetki ile doğalgaz dönüşüm işlemleri yapıldığını ve bu kapsamda abonelik de tesis edildikten sonra oluşan doğalgaz kullanımının davalı kurum tarafından usulsüz olduğu kabul edilerek ilgili mevzuat gereği müvekkili aleyhine cezalı tahakkuk yapıldığını ve sonrasında takibe geçildiğini, ancak müvekkilinin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek müvekkilinin tahakkuka konu 27.433.252.061 TL’den dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilince yapılan işlemlerin yasal mevzuata uygun olduğunu bildirerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargılama sürerken davacı vekili, tahakkuka konu meblağın ödendiğini bildirerek davaya istirdat davası olarak devam edilmesini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanın cezalı tahakkuk da bulunmasının yasal olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı yanca ödenen 27.433.252.061 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Menfi tespit davası biçiminde açılan dava yargılama sürecinde davacı tarafın yapmış olduğu ödeme sonucu İİK’nun 72/6.maddesi uyarınca istirdat davasına dönüşmüştür. Bu durumda mahkemece bu hüküm gözetilerek ve eksik harç da tamamlattırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/269, K. 2009/11218, 25 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama