KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/2880 E., 2010/1144 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Sulh HukukMahkemesi
- Tarih
- 11.6.2008
- Nosu
- 828-436
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasındaki yazılı sözleşme uyarınca müvekkilinin Aralık 2005-Temmuz 2006 tarihleri arasında davalıya öğretmenlerini gönderdiğini, davalının da aylık 4.250.-YTL. ödemeyi yükümlendiğini, ancak davalının 25 Temmuz 2006 tarihinde ödemesi gereken 4.250.-YTL.yi ödemediğini, bunun üzerine başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bazı öğretmenlerin hiç derse girmediklerini, dershanelerin 1 Haziran’da kapandığını, bu nedenle bu tarihten sonrası için yapılan anlaşmaların geçersiz olduğunu, Temmuz ayında öğretmenlerin çalışmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporlarına göre, davacıya ait öğretmenlerin Haziran ayı için verdikleri derslerinin karşılığının 30.6.2006 tarihinde ödendiği, Temmuz ayında ders verme hizmetinin yapılmadığı, zaten 8638 nolu taahhütnamede öğretmenlerin 20.6.2006 tarihine kadar çalışacaklarının belirtildiği, bu itibarla Temmuz ayı için davacı şirketin bir ücrete hak kazanmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davasının açılabilmesi için takibe karşı usulüne uygun bir itirazın bulunması gerekir. Davalı şirket aleyhindeki icra takibine itiraz etmemiştir. Bu durumda itirazın iptali davasının koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilerek davalı yararına hüküm tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücreti takdiri gerekirken, mahkemece işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/2880, K. 2010/1144, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama