KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/307 E., 2009/1223 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
253 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, dava dışı...’ın 67.-YTL. limitli Kredi Kartı Sözleşmesi’ni müvekkilinin kefil olarak imzaladığını, icra takibinde haksız olarak 2.384.69.-YTL. asıl alacak talep edildiğini ileri sürmüş ve müvekkilinin davalıya icra dosyasında belirtildiği şekilde borcunun bulunmadığının tespiti ile % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının sözleşmeyi garanti eden olarak imzaladığını belirterek davanın reddi ile % 40 tazminatın davacıdan tahsili gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde davacının kefil sıfatı ile Kredi Kartı Üyelik Sözleşmesi’ni imzaladığı, davalının kötüniyetli olduğu gerekçeleri ile davanın kabulüne, % 40 icra inkar tazminatı olan 953.88.-YTL.nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/1. maddesi uyarınca “Bu Kanunun uygulanması ile ilgili uyuşmazlıklarda kart hamilinin tüketici olması halinde, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 22. ve 23. maddesi hükümleri uygulanır”. Davacı, kredi kartı hamilinin kefili olarak bu davayı açtığına göre anılan yasa hükmü karşısında davanın tüketici mahkemesinin görevine girdiği ve bu nedenle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği düşünülmeden işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/307, K. 2009/1223, 17 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama