KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/3605 E., 2010/717 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ... ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, davalının takip dayanağı senetlere karşılık olmak üzere müvekkiline güneş enerjisi sisteminde kullandırılan şamandıraları sattığını,ancak şamandıraların arızalı olduğunun tespit edildiğini, davalı ile yapılan görüşmeler neticesinde şamandıraları iade almayı davalının kabul ettiğini, buna rağmen davalının müvekkili aleyhine icra takibi yaptığını, şamandıraların arızalı olması nedeniyle kullanılmasının mümkün olmadığını,
bu nedenle müvekkilinin takip dayanağı senetler nedeni ile davalıya borcu bulunmadığını iddia ederek takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile müvekkilinin icra tehdidi altında ödediği 8.00 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının hem ihtiyati haciz, hem de takip sırasında herhangi bir itirazda bulunmayıp, borcu kabul ettiğini, davacının iddiasını ispatlaması gerektiğini, süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davaya konu şamandıraların %80 oranında imalat hatası bulunduğu, takip dayanağı senetlerin taraflar arasındaki şamandıra alım satımı nedeniyle verildiği,senetlerin icraya konu yapılması üzerine borca mahsuben davacının 800.00 YTL ödeme yaptığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık ayıplı mal satışı iddiasına dayanmaktadır. Bu durumda mahkemece TTK’nun 25/3.maddesi hükmü gözetilmek suretiyle süresinde ayıp ihbarında bulunulup, bulunulmadığı hususları üzerinde durulup, tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/3605, K. 2010/717, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama