KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/3627 E., 2010/1046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarih
- 05/11/2008
- Nosu
- 2008/195-2008/425
Karar Metni
315 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalının demir alım satımı konusunda şifahi olarak anlaştıklarını, anlaşma uyarınca müvekkilinin demir bedeli 9.000 YTL’yi banka havalesi ile davalıya gönderdiğini, ancak davalının demiri davacıya göndermediğini, bu nedenle keşide edilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, bunun üzerine müvekkilinin icra takibine giriştiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taraflar arasında demir alım- satımı konusunda bir anlaşmanın söz konusu olmadığını, müvekkilinin demir işi ile iştigal etmediği gibi hiçbir ticari sıfatı da bulunmadığını, davacı şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasındaki demir işi ile ilgili olarak müvekkiline ait banka hesabına gönderilen 9000 YTL’nin müvekkili tarafından şirket yetkililerine teslim edildiğini, müvekkilinin davacı şirket ile herhangi bir iş ilişkisi olmadığı gibi bir borcu da olmadığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı arasında yapılmış bir demir satış sözleşmesinin varlığının davacı tarafından kanıtlanamadığı, bedel olarak gönderildiği ileri sürülen 9.000.00 YTL’nin gerçek kişi davalının banka hesabına intikal ettirildiğinin tereddütsüz olup, davalının bu parayı dava dışı ... A.Ş. hesabına aktardığını savunduğu, bu savunmanın aksinin kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın ve tarafların tazminat istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, davacı tarafından havale yoluyla kendisine gönderilen paranın kendisi aracılığı ile dava dışı ... A.Ş.’ye gönderildiğini, başka bir anlatımla kendisinin olayda sadece aracılık yaptığını savunmuştur. Bu durumda mahkemece, ispat külfetinin davalıda olduğu gözetilmeden ispat külfetinin tayininde yanılgıya düşülerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/3627, K. 2010/1046, 4 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama