KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/3867 E., 2010/2883 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
240 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete vermiş olduğu gümrük müşavirlik hizmeti nedeniyle oluşan 2.043.16.-YTL. miktarındaki alacağın tahsili için giriştiği icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı ve husumet itirazında bulunmuş, esas yönünden de davacı firmanın dava dışı firmaya verdiği hizmetin bedelini müvekkilinden talep etmesinin yersiz olduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delilere göre dosyaya sunulan sözleşmelerde davacının imzasının bulunmadığı ve bu nedenle davalıdan alacak talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme gerekçesinde davacının sözleşmelerde imzasının bulunmadığından davalıdan alacak talebinde bulunulamayacağı belirtilmiş ise de bilirkişi raporunun 5.sayfasının 1.satırında davalı tarafından yapılan ödemeden söz edilmektedir. Bu durumda mahkemece davalının ödeme yapmasının taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığına karine teşkil ettiği ve bu durumda tebliğ edilen faturalara süresinde itiraz edilmemesinin fatura münderecatının kesinleşmesi sonucunu doğuracağı gözetilerek delillerin hep birlikte tartışılıp değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/3867, K. 2010/2883, 16 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama