KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/4546 E., 2010/1264 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Tarih
- 19.11.2008
- Nosu
- 510-542
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine 07.11.2005 tanzim tarihli 20.000 Euro bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi yaptığını, müvekkilinin takipten sonra davalı tarafa elden ödemede bulunduğunu, bakiye 4.000.00.-YTL. borcu kaldığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya icra takibinden dolayı 4.000.00.-YTL. dışında borçlu olmadığının tespitine, davalıya ödenen kısmın % 40’ı oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının yemin deliline dayandığı ve yemin hakkını kullanmak istediğini bildirdiği, davalı şirket temsilcisinin duruşmada davacının icra takibinden dolayı kendilerine 4.000.00.-YTL. borcunun kaldığı, alacağın fer’ilerini ve faizlerini ödemediğine ilişkin yemin ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı açmış olduğu menfi tespit davasında davalıya icra takibinden sonra yaptığı ödeme nedeniyle 4.000.00.-YTL. dışında borcunun kalmadığını iddia etmiş davalı şirkete bu yönde yemin teklifinde bulunmuş, davalı temsilcisi 03.04.2008 tarihli duruşmadaki yemininde icra takibine konu asıl alacaktan 4.000.00.-YTL. bakiye alacaklarının kaldığı, davacının alacağın fer’ileri ve faizlerini ödemediği konusunda yemin etmiştir.
Buna rağmen mahkeme davacının davalıya asıl alacak olarak 4.000.00.-YTL. dışında borcunun kalmadığının kesinleştiği gözetilmeden davanın tamamen reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davalının 4000.00.-YTL. asıl alacak dışındaki alacağının hangi kalemlerden ibaret olduğu konusunda ek beyanı alınıp bu beyana karşı davacının diyecekleri sorulup, gerektiğinde alacağın faiz ve fer’ilerinin belirlenmesi için taraflardan ödeme tarihlerine ilişkin belgeleri ibraz etmeleri de istenerek bilirkişi incelemesi yaptırılıp uygun sonuç dairesinde bir hüküm kurulması gerekirken, davalı temsilcisinin yemini dikkate alınmadan davanın tamamen reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/4546, K. 2010/1264, 10 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama