KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/5187 E., 2010/2645 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
250 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete kiraladığı araçlar için kesilen fatura bedellerinin davalı şirketçe ödenmediğini, bunun üzerine başlatılan takibe davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili müvekkili şirket tarafından araç kiralanmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda davacı tarafın defterlerinin usulüne uygun bir şekilde tutulmadığı, davalı tarafın defterlerinin ise usulüne uygun olarak tutulduğu ve davalı defterlerinde davacı tarafın iddia ettiği borç ilişkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı taraf, araç kiralama iddiasına delil olarak 30.03.2005, 13.04.2005, 19.05.2005 ve 14.06.2005 tarihli araç kiralama sözleşmelerini mahkemeye sunmuştur. Bu sözleşmelerden 19.05.2005 tarihli sözleşmede aracı davalı şirket adına teslim alan olarak imza atan ...’ın sigorta kayıtlarından davalının o tarihlerde çalışanı olduğu anlaşılmaktadır.
30.03.2005 ve 14.06.2005 tarihli kiralama sözleşmesini imzalayan kişilerin de yine sigorta kayıtlarından sözleşme tarihlerinden sonra davalının yanında çalıştığı, 13.04.2005 tarihli sözleşmeyi imzalayan ...’in ise davalının çalışanı olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, bu kira sözleşmeleri üzerine durularak ve sözleşmede imzası bulunan bu kişiler dinlenerek uygun sonuç dairesinde karar vermek gerekirken eksik şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/5187, K. 2010/2645, 11 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama