KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/5511 E., 2010/3030 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
355 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacılar vekili ve süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, davalının müvekkilleri aleyhinde kambiyo senedine dayalı olarak takibe geçtiğini, oysaki senette borçlu olarak görünen müvekkillerinin murisi ...'ın senedin keşide tarihinden (45) gün sonra vefat ettiğini, kendisinin yaşlı ve hasta bir insan olup, senet bedeli kadar bir paraya ihtiyacının bulunmadığını, ayrıca senet lehtarı davalının muris ...'a bu miktarda borç para vermesinin mümkün olmadığını, bu kişinin, müvekkillerinin kardeşi olan dava dışı ...'la işbirliği yapıp maddi menfaat temin etmek istediğini, senetteki imzanın muris ...'a ait olmadığını belirterek müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalıların ... İcra Hukuk Mahkemesine yaptıkları şikayetin reddedildiğini, müvekkilinin davacıların murisinden tarla satın almak üzere ona para verdiğini, tarlanın tapusunun sonra devredilecek olması nedeni ile dava konusu senedin düzenlendiğini, davacıların iddialarını yazılı delille ispat etmeleri gerektiğini öne sürerek davanın reddi ile % 40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, dava ve takip dayanağı senetteki keşideci imzasının davacıların muris ...'a ait olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumundan alınan 2.7.2008 tarihli ve uzman bilirkişi kurulundan alınan 27.2.2009 tarihli raporlarda imzanın keşideci ...'a ait olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği, davalı yanın imzanın murise ait olduğu hususunu HUMK.nun 309. maddesi hükmü çerçevesinde ibraz edeceği delillerle ispat etmesi gerektiği ancak davalının bu hususu yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafın tazminat talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacılar vekili her ne kadar hükmü katılım yolu ile temyiz etmiş ise de, temyiz harcının yatırılmadığı gibi, temyiz dilekçesinin temyiz defterinde kaydının yapılmamış olduğu görüldüğünden davacılar vekilinin temyiz talebinin reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/5511, K. 2010/3030, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama