KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/5631 E., 2010/2873 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafından takibe konulan senedin dava dışı ...'e müvekkilinin fıstık borcu karşılığında düzenleyerek verdiğini, borcunu ödediğinde ...'ın oğlu ...'den buna ilişkin yazı aldığını, davalı ile ticari ilişkisi olmadığını, davalıya borcu da bulunmadığını ileri sürerek senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı iddialarının asılsız olduğunu, müvekkilinin ... isimli cirantadan bu senedi teslim aldığını, ...'ten alacağı bulunduğunu, bonoda nakden kaydı olduğunu, davacı ile doğrudan ticari ilişki olmadığını, iyiniyetli hamil konumunda bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre ispat yükü davacıda olup, davasını ispat edemediğinden davanın reddine, asıl alacak miktarı olan 4.300.-YTL.nin % 40'ı oranında tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-HUMK.nun 340. maddesi “hakimin, yemin eden kimsenin ifadesini dinleyip aynen zapta geçirdikten ve alenen okuduktan sonra bu ifadesinde sebat edip etmediğini sorar” hükmünü içermektedir. Somut olayda, mahkemece davacının iddiasını kanıtlayamadığı kanaatine varılmakla davacıya delil listesinde yer alan yemin deliline dayanıp dayanmadığı sorulmuş ve davacı yemin delil hakkını kullanacağını belirterek, yemin metnini mahkemeye sunmuştur. 8.7.2008 tarihli oturumda davalı yemin teklifini kabul ederek, sunulan metne göre yemin etmiş, ne var ki yukarıda açıklanan yasa hükmünün son cümlesi dikkate alınmadan (yemininde sebat edip etmediği sorulmadan) eksik yaptırılan yemin ile karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/5631, K. 2010/2873, 15 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama