KÜNYE
(Kapatılan)19. Hukuk Dairesi 2009/6454 E., 2010/4413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinden ...'ın davalı ...'e minibüs sattığını, ancak trafikte devrini sağlayamadığını, dava dışı kişiler tarafından tehdit ve cebir altında 20.09.2005 vade tarihli 13.000.000.000.-TL. bedelli senedi müvekkili Hakan'ın borçlu diğer müvekkili ...'ın ise kefil olarak imzaladığını, aracın müvekkiline iade edildiğini, müvekkillerinin senede mahsuben yaptığı toplam 1.800.000.000.-TL. ödemeyi mahsup etmeden davalının senedin tamamı üzerinden icra takibi yaptığını ileri sürerek müvekkillerinin icra takibinden dolayı davalıya borçlu olmadıklarının, bunun mümkün olmaması halinde iade edilen aracın rayiç bedelinin belirlenerek, ödemenin mahsubu ile borcun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların borçlarına karşılık davaya ve takibe konu senedi imzalayıp verdiklerini, B.K.nun 31.maddesine göre senedin tanzim tarihinden itibaren 1 yıl içinde dava açılmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuş, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacıların iddiasına göre tehdidin 10.12.2004 tarihinde yapıldığı, bononun vade tarihli olan 20.09.2005 tarihinde de devam ettiği, davacıların vade tarihinden birkaç gün sonra kısmi ödeme yaptıkları ve borcun yeniden yapılandırılması yoluna gittikleri, bu iddialara göre korkunun senedin vade tarihinden birkaç gün sonra ortadan kalktığı, B.K.nun 31.maddesi gereğince hak düşürücü sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın ve davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2009/6454, K. 2010/4413, 14 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama